Son ziyaretiniz: Sistem saati: Çar May 23, 2012 5:16 am



Tüm zamanlar UTC


 

Forum kuralları


1- Tekrar tekrar aynı sorununuzla ilgili yeni forum konusu açmanız , cevap süresini kısaltmaz aksine forumdan uzaklaştırılmanıza sebep olur. Lütfen tek bir forum konusu açınız.

2- Yeni konu başlığı açarken , konu başlığını "yardımmm, help mee, bilgisi olan yazsın" şeklinde sorunuzla alakasız bir konu başlığı içermesi halinde mesajlarınız silinicektir. Örn; Yerleşim Vizesi Reddi



Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: İlk Günler
İletiTarih: Per Oca 15, 2009 11:30 am 
Üye

Kayıt: Çar Oca 14, 2009 9:39 am
İleti: 32
Konum: Birmingham
Bir İngiliz aile ile birlikte yaşamak....
İngiltere'de bir İngiliz aile ile birlikte kalışınız, yeni fikirleri, bir şeyleri daha değişik yapmayı gerektirecektir ki, bunlar Türklerin kendi alışkanlıkları ve adetlerinden çok farklıdır. Ev sahibi ailenin, sizin alışkanlıklarına uymasını beklemeyin. Bundan ziyade sizin onlarınkine uymanız gerekmektedir.

Daha aupair'liğinizin ilk gününde aile, ertesi günün sabahından itibaren hangi işlerin yapılmasını istediklerini açıklayan bir iş listesi verecektir. Henüz İngiltere'deki ilk saatlerinizde elinize böyle uzun bir liste tutuşturulması moralinizi bozmazın. Büyük ihtimalle aile yerinde siz olsaydınız böyle bir şey yapmaz, evinize gelen misafire en azından 1 hafta dinlenmesi için izin verirdiniz, ancak unutmamanız gereken şey İngiltere'de İngilizlerin mantığıyla düşünmek durumundasınız. Her olayı, Türkiye'dekilerle kıyaslar ve ona göre yorum yaparsanız İngiltere'de hayal kırıklığına uğrarsınız.

Ailenin kendilerine göre çok normal olan bu tutumunun sizin düşünce tarzınıza göre yanlış olması onların değişmesi gerektiğini göstermez. Bunun yerine sizin değişmeniz ve olaylar karşısında bir İngilizin sizden çok daha farklı davranacağını kabul etmeniz gerekir.

Ailenin Size Yaklaşımı
Aile, size nasıl yaklaşacağından emin olmayabilir. Örneğin, çocukları olarak mı, yoksa kardeşleri olarak mı? Onlar, sizin ev içinde neler yaptığınızı ve daha önemlisi ev dışındaki aktivitelerinizi öğrenmek isteyeceklerdir. Unutmayın, İngilizler de bizler gibi duyguları ve endişeleri olan insanlardır. Onlara sizi tanımaları ve size karşı olan davranışlarını şekillendirmeleri için zaman verin.

Yemekler
İngiltere'de bizimkilere göre çok farklı lezzet anlayışı vardır. Buna sizin alışmanız zaman alacaktır, o ana kadar aç kalmamak için yemekleri sevmeseniz de yemek durumundasınız.

Aileden, sizin hoşlandığınız yemeklerin yapılmasını isteyemezsiniz. Bunun yerine, alışverişinizi yapıp kendi yemeğinizi kendiniz hazırlayabilirsiniz.

Yemek esnasında, ailenin sizi özel olarak masaya ısrarlı davet etmesini beklemeyin. Onlardan ısrar beklerseniz, aç kalırsınız. Unutmayın, onların kültürlerinde bizdeki gibi misafire yemek yemesi için ısrar yoktur.

Yemek zamanı her zaman evde bulunup hazırlanmasında aileye yardım edip, onlarla beraber sofraya oturmaya özen gösterin.

Alışveriş
İngiltere'deki para birimlerine alışmanız bir kaç günde gerçekleşir.

Alışveriş esnasında, yaptığınız alışverişin ne kadar tuttuğunu kasiyer size söyleyecektir. Örneğin 10 pound 5 pence alışveriş yaptıysanız size 10-5 (ten five) denilecektir. Örneğin 1 pound 50 pence alışveriş yaptıysanız size 1-50 (one-fifty) olarak söyleyecektir. Yani şu kadar pound şu kadar pence denilmeyecektir. Eğer söylenileni anlayamaz iseniz, o zaman yazar kasa ekranına bakın veya kasiyere tekrar etmesini söyleyin. Hiç yapamaz iseniz tahmin ettiğiniz tutarı karşılayacak kadar tüm parayı kasiyere verip ondan üstünü vermesini bekleyin.

Her türlü para alışverişinde MUTLAKA parayı karşınızdakinin eline verin. İngiltere'de parayı kasiyere elden vermek yerine, kasanın veya masanın bir yerine koyarak vermek çok ayıp kabul edilir. Hatta bazıları bunu hakaret olarak görür.

Bunun bir tek istisnası vardır. Eğer, parayı vereceğiniz kişi o anda bunu alması imkansız ise veya o anda orada bulunmuyorsa, parayı görebileceği bir yere bırakabilirsiniz.

İngiliz aileler, sizin harçlığınızı ya bir zarf içinde size elden verecek ya da ev içinde sizin de bildiğiniz bir yere bırakacaktır.

Ev içinde yaşam ve Ev İşleri
İngilizlerin oldukça rahat ve bizimkine kıyasla biraz daha az temiz ve daha dağınık bir yaşam anlayışları vardır. Bu sizi rahatsız ediyorsa, odanızı kendinize göre düzenleyip temizleyebilir ve yemek için kullandığınız araçları kendiniz temizleyebilirsiniz.

Aileler sizin ve çocukların kullandığı tüm ortak kullanım alanlarının temizliğini isteyebilir. (Sizin ve çocukların odası, oturma odası, salon, banyo, mutfak, tuvalet vs).

Bir çok aile evde, birden fazla sayıda kedi ve köpek besler. Hayvanları sevmiyor olabilirsiniz, ama bu İngiltere'nin bir gerçeğidir. Sevmeseniz de hayvanlarla birlikte yaşamaya alışmalısınız.

Sigara alışkanlığınız varsa işiniz çok zor. Sakın çocukların yanında ve hatta odanızda sigara içmeyin. Bir çok aile evlerinde sigara içen aupair istemez. Dışarıda sigara içseniz dahi, kokusunun üzerine sinmesi ihtimaline karşı deodorant kullanın.

İngiltere'de Yaşam

Eğer, hareketli bir yaşam tarzınız varsa, İngiltere'de aupair olarak yaşam sizin için çok sıkıcı olacaktır. İngilizlerin yaşam tarzı olan akşam saatlerinde çok erken yatıp, erken kalkmak size göre olmayabilir, ancak buna kendinizi alıştırmanız gerekir.

Okul konusunda çok acele etmemelisiniz. İngiltere'de devlet okulları belli dönemlerde öğrenci alır. Eğer bulunduğunuz dönem ara dönem ise, hiçbir devlet okulu sizi kabul etmeyecek ve 3 ay kadar süren dönem sonunda yeni dönem için kaydınızı alacaktır. Bu, aupair sisteminin bir gereği ve kaçınılmaz bir gerçeğidir. Okula gitmek için acele ediyorsanız, İngiltere'ye aupair olarak gitmek yerine yüksek ücretler ödeyip öğrenci olarak gitmeniz gerekir.

NOT-Okul başlangıç ve bitiş dönemleri: Haziran ortası, Eylül başı, Aralık Sonu, Ocak başı, Nisan başı... Bu dönemler dışında sizi kabul eden bir devlet okulu bulmak güç olabilir.

İngiltere'de başarılı bir aupair olmanın püf noktaları...


1. Au Pair�liğin bir iş olduğunu ve kaldığınız ailenin yardımcı olmanız için sizi davet ettiğini unutmayın. Bu işin bir sonucu olarak ciddi ciddi çalışmanız gerektiğini bilmelisiniz.
2. Daima nazik olun. Her zaman gerektiğinde özür dilemeyi ve teşekkür etmeyi unutmayın.
3. Ailenin size verdiği ücret cep harçlığı olarak tanımlanmaktadır. Aile yanında kalışınız esnasında size sadece cep harçlığı sağlanmadığını, aynı zamanda yemek ve yatacak yeriniz için ayrıca masraf yapıldığını unutmayın.
4. Aile ile mutlu bir beraberlik kurabilmek için çalışma saatleriniz konusunda esnek olmalısınız. Bazı günler fazla çalışabileceğiniz gibi bazı günler daha az çalışabilirsiniz.
5. Çalışırken ne yapmanız gerektiğini bilmiyorsanız aileye danışın.
6. Kendinize çay veya kahve hazırlarken, ailenin bireylerine de bir tane hazırlamayı önermek nezaket gereğidir.
7. Daima temiz ve tertipli olun. Mutfağı kullandıktan sonra ortalığı toparlayın, etrafta boş tabak ve bardak bırakmayın, yemeklerden sonra sofrayı temizleyin.
8. Ailenin izni olmadan eve arkadaşlarınızı davet etmeyin. İzin almadan ailenin adresini ve telefon numarasını dışarıya vermeyin.
9. Her zaman hijyenik olun. İngilizlerin tuvalet alışkanlığı gereği, diğer aile bireylerine olduğu gibi size de her gün banyo yapma olanağı verilecektir. İngiltere'ye ulaştığınız ilk günden itibaren düzenli ve günlük bir banyo alışkanlığına sahip olmanız, temiz giysiler giymeniz ve deodorant kullanmanız, çocuklara iyi bir örnek olmanız nedeniyle aile tarafından tercih edilir.
10. İngilizceyi gerçekten öğrenmek istiyorsanız Türk arkadaş edinmek için çaba göstermeyin, özellikle İngilizlerle ve diğer ülkelerden gelen aupair'lerle arkadaşlık kurmaya çalışın.
11. Çok iyi tanımadığınız hiç kimseye borç para vermeyin, pasaportunuzu ve değerli eşyalarınızı emanet etmeyin. İngiltere'de kimlik bulundurma zorunluluğu yoktur. Bu nedenle, pasaportunuzu yanınızda taşımayın, güvenli bir yerde saklayın.
12. İhtiyaç duyduğunuzda ICEP danışmanlarını aramakta tereddüt etmeyin. Onların bilgi ve deneyimlerinden mutlaka yararlanın.
13. Kaldığınız ailedeki telefonu kullanmak istediğinizde aileden mutlaka izin alın. Arkadaşlarınız ve Türkiye'deki aileniz sizi aradığında telefonu uzun süre meşgul etmeyin. Unutmayın, kullandığınız telefon sadece size değil, evdeki tüm bireylere aittir. Telefonla şehir içi dahi olsa birilerini ararken aileden mutlaka izin alın.

ŞU KONULARA LÜTFEN DİKKAT EDİN:
Yeni ailenizde daha ilk günden, bu ailenin yanında mutlu olup olamayacağınızın bazı belirtileri vardır. Bu belirtiler aşağıda sıralanmıştır. ICEP danışmanları, aşağıdaki konularda oldukça hassastırlar ve bu belirtileri gördüğünüz anda onları aramanız konusunda ısrarcıdırlar:

- Aile eğer buzdolabına asma kilit takmış ve size bu kilidin anahtarını vermemişse:

Aile sizin yemek ihtiyaçlarınızı kısıtlıyor demektir. Normal bir ailenin bunu kesinlikle yapmaması gerekir. Bu durumda lütfen ICEP'i arayın aile değişikliği isteyin.

- Aile size penceresiz ve gün ışığı almayan kötü bir oda vermiş ise: (Örneğin kömürlük veya gün ışığı almayan rutubetli bodrum katları vs)
Sağlıksız konaklama koşulları size sağlanamaz. Size yeni bir oda verilmesini isteyin. Bu olmaz ise ICEP'i arayın. Aile değişikliği isteyin.

- Aile sizden yemek servisi yapmanızı istiyor ve kendi yemeğinizi onlardan sonra yemenizi istiyorsa:
Aile size hizmetçi muamelesi yapıyor demektir. Hemen ICEP'ten aile değişikliği talebinde bulunun.

- Anne-baba, yatak odalarına sizin kahvaltı ve yemek servisi yapmanızı istiyorsa:
Size hizmetçi muamelesi yapılıyor demektir. Hemen ICEP'ten aile değişikliği talebinde bulunun.

Şu konularda lütfen sabırlı olun:


- Kalorifer sizin alışkın olduğunuz gibi yeterli ısıtmıyorsa:
İngilizler soğuğa alışkın bir ulustur. Soğuk kış şartlarında dahi denize girebilen, kısa gömleklerle dolaşabilen insanların olduğu bu ülkede, aileden kalorifer sistemlerini gözden geçirmelerini ve evdeki ısıyı arttırmalarını isteyemezsiniz. Bunun yerine kalın giysiler giymeyi deneyin.

- Çocuklar size uzak ise:
Onlara size alışabilmeleri için zaman verin.

- Aile dağınık ve yeterince temiz değilse:

İngiltere'deki ailelerin önemli kısmı bu şekilde yaşamaktadır. Bu sizi rahatsız ediyorsa, siz kendinizin yaşadığı alanları temiz tutabilirsiniz.

- Çevrenizde gidebileceğiniz okul yoksa:
İngiltere'de mutlaka gidebileceğiniz okullar vardır. Siz nasıl ki Türkiye'deki yabancılar için Türkçe kurslarının nerede nasıl verildiğini bilmiyor iseniz, İngiliz aile de İngiltere'deki hangi kursların İngilizce eğitim verdiğini bilemeyebilir. Bu durumda, çevreyi tanıyana kadar kendinize zaman verin. Kurs için acele etmeyin, Au Pair programında öncelik aile yanındaki rahatınızdır. Kurs bulma işini zaman içinde nasıl olsa halledersiniz.

_________________
"If I can not do great things, I can do small things in a great way."


Sayfa başı
Çevrimdışı Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 1 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Git:  

Powered by phpBB © 2010 - Forumingiltere.com
kuşadası avukat
kuşadası avukatları
kuşadasında avukat